![]()
![]()
Perde indi gözlerinden, perde indi yüreğime. Ve işte yoksun gecenin hüzünlü kollarında. Ey varlığıyla yokluğu bir olan kişi neredesin? Kalbim seni arıyor gecenin zifri karanlığında neredesin? Sadece gözlerinde yaşamaktı isteğim ama yoksun kalbimin gözyaşlarımla ıslattığım diyarında. Ben bakışlarında arardım varlığımı. Ruhum çekip gitti gözlerinle birlikte. Gel hadi ruhumla beraber yine gel kalbimin sensiz topraklarına. Ne olursun üşütme beni gözlerinde, sadece sonsuzluğa ulaştır bakışlarının veda busesinde.
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Hayat dediğin varlığınla yokluğunun kesiştiği kısacık bir an
Razıyım varlığının dehlizlerinde yok olmaya.
Zamansızım, mekansızım sessizliğinle buluştuğum anlarda
Esiyorum rüzgarınla özgürlüğüme doğru
Aşkım, "hayır" larının prangasıyla el sallıyor sana.
Ey isyankâr ruhumun sessiz çığlığı,
Tamamlandı ruhum gözlerinin derinliklerinde
Bilinmezliğinin içinde nefes almaya çalışıyor ruhum
Üzgün değil kalbim suskunluğunla durulan sularda
Lafım, isyanım kalbindeki yokluğa.
Lalezarım, gözlerinin ferinde yeşerdim ben
Bir bulut oldu bu gece kalbim, gözyaşları yağıyor,
Umudun yavaşça süzüldüğü kurumuş toprağıma.
Uykusuz gecelerimin tek faili,
Tekâmül dediğin gözlerinin kaçışlarında gizli.
Vazgeçmeyeceğim.
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Tıpkı bir minyatür sanatçısı misali kelimelerimle donmuş anların tasvirlerini yapardım. Gözlerim anları donuklaştırır ve sonra kelimelerim anların gölgelerini nakşederdi mat bir kağıt yaprağına. Ama bugün gözlerim izin vermedi anın tasvirine. Gözlerimden ılık ılık yaşlar süzüldü ve "an" tüm canlılığıyla bir suretmiş gibi karşımdaydı. Hani nakkaşlar suret çizemezler ya işte ben de bugün "anı" nakşedemedim mat kağıt yaprağına...
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Metin Kaçan'ın Fındık Sekiz adlı romanında bir cümle vardı "ben senin gözlerini kendi gözlerime çekmiştim" diye;
İşte o hayallerin bile ötesinde kalan andan beri gözlerim gözlerinde esir düştü, mahpus kaldı ferinin hapisliğinde. Sen gözlerine çektiğinden beri gözlerimi ruhun ruhuma yoldaş oldu benliğimin bitap düştüğü çaresiz anlarda. sen gözlerine çektin beni, ışığının nârı gözlerimde dalgalandı ve tüm benliğimi dağlarcasına kıpkızıl bir kor düştü kalbime. Gözlerim gözlerinde artık, her soluk aldığım zamanda içime çekiyor, hapsediyorum benliğime seni.
Hani insan yaşamını devam ettirebilmek için suya muhtaçtır ya, "işte ben bu fani bedene can versin diye gözyaşlarımı içiyorum yokluğunun kuraklığında". Artık her yere gözlerinle bakıyor, gözlerinle arıyorum seni belki görürde gizlendiğin kuytu köşeden çıkarsın diye. Ey sevgili! neredesin? Gözlerine çektin beni neredesin? Ben sensizlikle yalnız kaldım, donmaya yüz tuttu bedenim, kalbim son demlerini yaşıyor bu soğuk diyarda... Ve sen ruhumu çektin gözlerine, sigarandan son bir nefes çekermiş gibi ciğerlerine...
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
"Yorucu aslında kelimelerin peşinde sürüklenir bir yaşamda kendine ait olanları bulmaya ve yaratmaya çalışmak." satırlarıyla başladı kelimelerin o engin deryasındaki keşfim. Evet zor biliyorum bir tek kelimenin peşinde sürüklenmek, bir gününü, bir ayını ve hatta bir yılını o tek kelimeyi yakalamayı istercesine geçirmek... Başkalarının çağlar öncesinde anlamlandırdığı, tanımladığı kelimelerden yeni bir şeyler yaratmak ve en önemlisi o kelimelerde kendi varlığını bulabilmek. Evet çok yorucu olduğunu bilsem de benim belki tek dileğim "kelimelerin gözlerimi kamaştıran büyülü dünyasında yaşamak ve o yaşam içinde kelimelerle sürüp giden kıyasıya bir savaş verebilmektir."
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı